Month: January 2011

Powershell İçinden Radyo Dinleyin!

“Bakalım Powershell’in sınırlarını ne kadar zorlayabiliyorum” yaklaşımının bir sonucu olarak geliştirdiğim bu script’i de sizlerle paylaşmak istiyorum.
Yine bir fonksiyon kullandım ve script’imi Powershell Profil yoluna attım. Böylece her Powershell açılışında fonksiyonumu tanımasını sağladım.
Bana ise bir tek Powershell’i açıp radyo yazmak düştü!

Bir form tasarımı yaptım ve aşağıdaki gibi gözükmesini sağladım.

Bütün radyo listesini çekip bana sergilediğinde tek yapmak zorunda oldugum Radyo 35’i seçip özlediğim Izmir’imi dinlemekti, ben de öyle yaptım!

İşte kaynak kodları da aşağıdaki gibi. Doğrudan kopyalayıp radyo.ps1 ismiyle kaydedip Powershell içerisinden kullanabilirsiniz.

function radyo {
 
[reflection.assembly]::loadwithpartialname(“System.Windows.Forms”) | Out-Null
[reflection.assembly]::loadwithpartialname(“System.Drawing”) | Out-Null
 
 
$form1 = New-Object System.Windows.Forms.Form
$button2 = New-Object System.Windows.Forms.Button
$button1 = New-Object System.Windows.Forms.Button
$comboBox1 = New-Object System.Windows.Forms.ComboBox
$InitialFormWindowState = New-Object System.Windows.Forms.FormWindowState
 
 
 
 
$button1_OnClick=
{
if ($radyocal){
$radyocal.quit()
}
 
 
$form1.Text = “Radyo Yukleniyor – BakiOnur Radyo”
 
$radyolar = new-object -com “InternetExplorer.Application”
$radyolar.navigate(“http://www.radyolar.org/radyolar.asp”)
start-sleep -s 2
 
$bulunanistasyon=$radyolar.Document.getElementsByTagName(“a”) | where{$_.innertext -eq $combobox1.selecteditem}
$radyocal = new-object -com “InternetExplorer.Application”
$radyocal.navigate($bulunanistasyon.href)
 
$radyolar.quit()
$form1.Text = “BakiOnur Radyo”
}
 
 
 
 
$form1_load={
$form1.Text = “Liste Yükleniyor – BakiOnur Radyo”
$radyolar = new-object -com “InternetExplorer.Application”
$radyolar.navigate(“http://www.radyolar.org/radyolar.asp”)
start-sleep -s 2
 
$link = $radyolar.Document.getElementsByTagName(“a”)
$link | foreach{
if(!($_.innertext -eq $null)){
$combobox1.items.add($_.innertext)}
 
}
 
 
$combobox1.items.remove(“Anasayfa”)
$combobox1.items.remove(“YARDIM”)
$combobox1.items.remove(“Radyolar”)
$combobox1.items.remove(“Radyo Ekle”)
$combobox1.items.remove(“ANASAYFA”)
$combobox1.items.remove(“Frekanslar”)
$combobox1.items.remove(“Sohbet Odas?”)
$combobox1.items.remove(“?leti?im”)
$combobox1.items.remove(“REKLAM”)
$combobox1.items.remove(“SIK SORULAN SORULAR”)
$combobox1.items.remove(“NEDEN D?NLEYEM?YORUM”)
$combobox1.items.remove(“HATA B?LD?R”)
$combobox1.items.remove(“?LET???M”)
$combobox1.items.remove(“Radyo ekle”)
 
 
$radyolar.Quit()
$form1.Text = “Radyo Seciniz – BakiOnur Radyo”
}
 
 
 
$button2_OnClick=
{
 
$acikapp = new-object -com shell.application
$acikradyo = $acikapp.windows() | where {$_.Type -eq “HTML Document” -and $_.locationURL -like “*http://www.radyolar.org/*”}
if($acikradyo){
$acikradyo.quit()
}
$form1.close()
}
 
$OnLoadForm_StateCorrection=
{
$form1.WindowState = $InitialFormWindowState
}
 
 
$System_Drawing_Size = New-Object System.Drawing.Size
$System_Drawing_Size.Height = 101
$System_Drawing_Size.Width = 252
$form1.ClientSize = $System_Drawing_Size
$form1.DataBindings.DefaultDataSourceUpdateMode = 0
$form1.Name = “form1”
$form1.Text = “BakiOnur Radyo”
 
 
$button2.DataBindings.DefaultDataSourceUpdateMode = 0
 
$System_Drawing_Point = New-Object System.Drawing.Point
$System_Drawing_Point.X = 153
$System_Drawing_Point.Y = 66
$button2.Location = $System_Drawing_Point
$button2.Name = “button2”
$System_Drawing_Size = New-Object System.Drawing.Size
$System_Drawing_Size.Height = 23
$System_Drawing_Size.Width = 75
$button2.Size = $System_Drawing_Size
$button2.TabIndex = 2
$button2.Text = “Kapat”
$button2.UseVisualStyleBackColor = $True
$button2.add_Click($button2_OnClick)
 
$form1.Controls.Add($button2)
 
 
$button1.DataBindings.DefaultDataSourceUpdateMode = 0
 
$System_Drawing_Point = New-Object System.Drawing.Point
$System_Drawing_Point.X = 153
$System_Drawing_Point.Y = 31
$button1.Location = $System_Drawing_Point
$button1.Name = “button1”
$System_Drawing_Size = New-Object System.Drawing.Size
$System_Drawing_Size.Height = 23
$System_Drawing_Size.Width = 75
$button1.Size = $System_Drawing_Size
$button1.TabIndex = 1
$button1.Text = “Dinle”
$button1.UseVisualStyleBackColor = $True
$button1.add_Click($button1_OnClick)
 
$form1.Controls.Add($button1)
 
$comboBox1.DataBindings.DefaultDataSourceUpdateMode = 0
$comboBox1.FormattingEnabled = $True
$System_Drawing_Point = New-Object System.Drawing.Point
$System_Drawing_Point.X = 12
$System_Drawing_Point.Y = 33
$comboBox1.Location = $System_Drawing_Point
$comboBox1.Name = “comboBox1”
$System_Drawing_Size = New-Object System.Drawing.Size
$System_Drawing_Size.Height = 21
$System_Drawing_Size.Width = 121
$comboBox1.Size = $System_Drawing_Size
$comboBox1.TabIndex = 0
 
$form1.Controls.Add($comboBox1)
 
 
 
 
$InitialFormWindowState = $form1.WindowState
 
$form1.add_Load($OnLoadForm_StateCorrection)
$form1.add_Load($form1_load)
 
$form1.ShowDialog()| Out-Null
 
}
 

 
Umarım müzik keyfinize katkıda bulunmusumdur!
Tesekkürler,
BakiOnur

Cloud Computing (Bulut Bilişim) Teknolojisi

 

 

Bulut Bilişim (Cloud Computing)

Giriş

İnsanlık tarihi çok çeşitli aşama ve süreçler yaşamıştır. İlkel toplumlar önce tarım hayatıyla tanışmış ve hayatlarının önemli bir bölümünü bu hayat ile sürdürmüşlerdir. Emeğin esas olduğu bu düzen daha sonra yerini insan gücünden çok makinelerin hüküm sürdüğü sanayi devrimine bırakmıştır. Sanayi devrimi ile toplumlar üretmeye başlamış ve üretim, insan hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Günümüzde de sanayileşmenin önemi büyük olmakla birlikte toplumlar artık bilgiyi de sermaye olarak kullanmaya başlamışlar ve bilgi üretmeye başlamışlardır. Bu da doğal olarak sanayi toplumlarının yavaş yavaş aslında Bilgi Toplumu’na dönüşmesi olarak algılanmaktadır. Sosyal, ekonomik ve teknolojik faktörler birlikte çalışarak “Bilgi”nin de bir teknoloji olarak değer kazanmasına fayda sağlamışlardır. Geldiğimiz noktada bilgi teknolojileri, sanayi başta olmak üzere insanın var olduğu her alanda çok önemli bir yapı taşı haline gelmiştir.

Bilgi Teknolojileri’nin hızlı yükselişi bilginin ölçülebilirliğini gündeme getirmiş ve çalışmalar bilginin saklanması, yeniden kullanılması ve üretime dönüştürülmesi esaslarıyla devam etmiştir. Bu da hiç şüphesiz bilgisayarların hayatımıza hızlı bir giriş yapmasına sebep olmuştur. Böylelikle bilgisayarlar; kişisel hayatımızdan iş hayatımıza, ekonomiden sanayiye her alanda vazgeçilmesi imkansız bir araç haline gelmiştir.

Özellikle 90’lı yılların başından itibaren Internet servislerinin hızla ilerlemesi ile çok çeşitli teknolojiler kullanılmaya başlanmış ve bu hızlı teknoloji yükselişi, birçok hizmeti beraberinde getirmiştir. Bilgi Teknolojleri alanında meydana gelen bu hızlı değişimler, bundan 10 sene önce hayal bile edemeyeceğimiz gelişmeleri hayatımızın bir parçası haline getirmiştir. Şüphesiz her yeni teknoloji ve oluşum bir bakıma farklı iş sahaları ve farklı organizasyonları doğurmuştur. Özellikle Internet’in doğuşu ile birlikte gerek bireysel hayatımız, gerekse şirket yapıları bu değişime ayak uydurmak zorunda kalmış, günlük hayatta sıklıkla yaptığımız bir çok işin içine teknoloji faktörü ve yaklaşımı girmiştir.

Elbette, bütün bu teknolojik gelişmeler, farklı mimarilerin ve gereksinimlerin ortaya çıkmasına ön ayak oldu. Daha önce eksikliğini hissetmediğimiz fakat teknolojinin hayatımıza girmesiyle kendini gösteren gereksinimlerimiz de yine farklı bir teknolojik yaklaşım sayesinde çözüm buldu çoğu zaman. Öyle ya; Internet’ten önceki hayatımızı şöyle kısaca bir gözden geçirecek olsak, banka işlerinden devlet işlerine, sosyal ve kültürel gereksinimlerimizden hukuki hayatımıza kadar her alanda ne kadar sınırlı bir durumda olduğumuzu rahatlıkla görebiliriz. Elbette bu değişim, devlet, hukuk, eğitim, sosyal ve kültürel yapıyı da en az teknoloji kadar değişime mecbur kıldı ve kılmaya da devam edecek şüphesiz.

Bilginin işlenebilirliği ve yönetilebilirliği esas alındığında bunun için çok farklı teknolojiler ve mimariler kullanılıyor diyebiliriz. Özellikle kişisel bilgisayar devriminin ardından ev hayatımıza giren bilgisayarlar ile günlük işlerimizi yürütebilmek fazlasıyla mümkün olabiliyor. Büyük şirket yapılarında da durum bundan çok farklı değil. Yapılan işin konusu ne olursa olsun bilgisayarlar bu işin yapılmasında en önemli oyuncu durumunda yer alıyor. Şirketler, sunduğu hizmetleri bilgisayar ortamında planlıyor, geliştiriyor ve sunuyorlar. Bu süreç elbette bilgi teknolojilerine de gerekli yatırımı yapma zorunluluğunu ortaya koyuyor. Böylece, günümüzde rahatlıkla görebileceğimiz büyük veri merkezleri şirketler tarafından kullanılıyor ve bütün iş bu merkezler aracılığıyla yürüyor.

Bilgi ve Bilgi Teknolojileri

Bilgi, teknolojik anlamıyla verinin işlenmiş hali olarak tanımlanıyor. Veri ise bilginin üretilmesinde kullanılan her bir aşamayı, öğeyi ya da sürece işaret ediyor. Örnek olarak 2+3=5 söyleminde 5 bilgiyi, 2 ve 3 ise veriyi ifade ediyor. Bir müziği oluşturan notalar veri iken müziğin belli bir ahenk ile oluşturduğu bestenin bilgi olarak kabul edilmesi yanlış olmayacaktır. Yine bir bankanın müşterisi için yaptığı faiz hesabında bir çok veri birleşerek nihai olan faiz oranlarını ortaya koyar. Burada da sonuç olarak bilgiye ulaşılır. Bütün bu örneklerde olduğu gibi bilgi, üzerinde emeğin ve belirli bir sürecin olduğu birikimi ifade eder. Daha önceleri farklı şekillerle saklanan bilgi ve veriler günümüzde elektronik ortamda saklanmakta ve işlenmektedir. İlginç ama eskiden kaç ortalı deftere sahip olduğunuz önemliyken şimdilerde kaç GB hafızaya sahip olduğumuzla ilgileniyor olmamızın sebebi de bu olsa gerek!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Resim 1. Veri saklama alışkanlıklarının değişimi

Günümüde şirketler; saklamak zorunda oldukları bilgileri, kendi yapılandırdıkları Veri Merkezleri’nde (Datacenter) muhafaza ediyorlar. Bu büyük veri merkezlerinde çok sayıda sunucu bilgisayar, ağ ve güvenlik donanımı yer alıyor ve bu yapının bütün işleyişi şirketlerin kendileri tarafından sağlanıyor. Elbette bazı istisnalar olabiliyor. Örneğin bir şirkete ait Web Sitesi’nin şirket adına başka bir şirketin sunucularında barındırılması ve yönetilebilmesi sağlanabiliyor. Bu, daha çok küçük çaplı işletmelerin maliyet avantajı sebebiyle tercih ettikleri bir durum oluyor. Büyük kurumlarda ise birçok servis şirketin kendi ver merkezlerinden yürütülüyor. Bunun sebebi de hiç şüphesiz bilgi gizliliğinin kontrol altına alınması.

Bir kurumda çalışan kişilerin kullandıkları bilgisayarların merkezi olarak yönetildikleri ana bilgisayarlara “Sunucu Bilgisayar” adını veriyoruz. Bu sunucular ile ortamda bulunan bütün bilgisayarların işleyişi kontrol altına alınabiliyor. Böylece çalışanlar tarafından yürütülen işin verimli ve kesintisiz olarak yapılması sağlanabiliyor, en azından amaçlanıyor! Amaçlanıyor diyorum çünkü; bir çok sebepten ötürü veri merkezlerinin işleyişi aksayabiliyor ve işin yapılması engellenebiliyor. Sistemlerde kısa bir aksama olabileceği gibi büyük felaketler de olabiliyor. Böylece yapılan iş (üretim, planlama, yönetim vs.) verimsizleşebiliyor ya da tamamen durabiliyor. Bunu için kritik iş yürüten kurumlar, veri merkezlerinde meydana gelebilecek aksaklıklar ya da felaketler için “Felaketten Kurtarma Planları” geliştiriyor. Herhangi bir sorun durumunda nasıl müdahale edileceği, hangi aksiyonların alınacağı ve sistemin eski stabil durumuna en kısa sürede nasıl getirilebileceği bu planlar ile sağlanıyor. Bir bankaya gittiğinizde gişedeki görevlinin size “Şu anda sistem yok, bilgilerinizi göremiyorum” demesinin de arkasında veri merkezlerinde meydana gelen aksaklık ya da kesintiler yatıyor aslında.

Veri merkezlerinde sunulan hizmetin kurumlara maliyetinin yüksek oluşu, yönetim zorlukları ve sorunlara anlık müdahale edebilecek personel sıkıntısı gibi sebepler, yepyeni bir anlayışın ortaya çıkmasına ön ayak oldu diyebiliriz. Bulut Bilişim! (Cloud Computing)

Resim 2. Bulut Bilişim (Cloud Computing)

Bulut Bilişim (Cloud Computing)

Bulut Bilişim (Cloud Computing), basit anlamıyla internet üzerinden sağlanan kaynakları ve servisleri ifade ediyor. Bulut kelimesinin kullanılmasının sebebi hizmetin gözle görülmeyen bir ağ olan Internet üzerinden sağlanmasıdır. Aslında, özellikle Internetin kullanılmaya başlanmasıyla zaten bir çok servis bulut üzerinden sağlanmaktaydı. Buna en güzel örnek DNS (Domain Naming System) olacaktır. Internet ortamında bulunan her bir aygıtın kendine özel bir IP (Internet Protocol) adresi bulunur ve bu sayısal adresler daha kolay akılda kalabilmesi için isimlerle ifade edilirler. İşte Internet ortamında bu sayısal adresleri isimlerle eşleştiren sunucu bilgisayarlara DNS adı verilir. Internet’te bir Web sitesine girmek istediğinizde de (ör: www.bakionur.com) aslında önce modeminiz sizi baplı bulunduğunuz DNS bilgisayarına yönlendirir. Bu DNS bilgisayarı da sizin istediğiniz internet sitesinin ismini sayısal adresine dönüştürerek o adresi bularak size yönlendirir. Böylece siteye girmiş olursunuz. Bir kurum bu DNS servisinde bulunan milyarlarca kaydı kendi ortamında yapılandıracağı yerel bir DNS ile de verebilir. Lakin bunun yönetimi düşünüldüğü kadar kolay değildir. Çünkü bir dizi yönetim, değişiklik ve bakım faaliyeti gerekmektedir ve kurumlar bunun altından tek başlarına kalkamazlar. Bu sebeple merkezi olarak bu hizmeti veren kurumlardan destek alırlar. Aynı şekilde kurumlar, kendilerine ait web sitelerini kendi ortamlarında muhafaza edebilirler ve dış dünyaya bu şekilde yayın yapabilirler ya da web sitelerini merkezi kurumların veri merkezlerlerinde barındırabilirler. İşte bu sebeple yönetimsel olarak iş yükü getiren bu tür servisler merkezi olarak başka kurumlar tarafından verilirler. Bu yaklaşımın biraz daha genişletilmiş şekli olarak düşünürsek, kurumlar, artık kendi sunduğu bir çok hizmeti de Bulut bilişim servis sağlayıcıları üzerinden sunma yoluna gidebiliyorlar.

Bulut Bilişim; içerisinde bir çok platform, servis ve altyapı barındırır. Örnek olarak; kurumlar, kendi veri merkezlerinde kullanılmak üzere sunucu donanımlarına para harcamamak için Bulut hizmeti veren bir şirketin veri merkezinde bulunan sunucu donanımlarını kullanabilirler. Bu durumda Bulut üzerinden sağlanan servis donanımsal tabanlı olacaktır. Bu sayede kurumlar, kendi veri merkezlerindeki sunucuların donanımsal ya da yazılımsal bakımını, hizmeti veren kuruma bırakmış olurlar. Bu ve bunun gibi birçok senaryoda kurumlar hizmetleri Bulut Bilişim Hizmet Sağlayıcısı’ndan (Cloud Computing Service Provider) alabilirler.

 

Resim 3. Bulut Bilişim Hizmeti Katmanları

Bulut Bilişim kavramını son zamanlarda oldukça değerli kılan faktörleri şöyle bir sıralayalım:

Maliyet Avantajı: Donanım, yazılım ve uygulama satın almak yerine hizmet sağlayıcıların sunduğu hazır donanım ve yazılımlar kullanılmaktadır. Bu sebeple oldukça yüksek bir maliyet avantajı sağlar.

Zaman Avantajı: Sunulan hizmetlere zaman ve mekan sınırlaması olmadan erişilebilir. yerel veri merkezleri kullanılmadığı için bakım ve yönetim faaliyetleri için harcanan zaman büyük oranda azalmaktadır.

Esneklik: Kullanılacak altyapı, platform ya da yazılımları kendi ihtiyaçlarınıza göre belirleyebilir ve istediğiniz zaman üzerlerinde değişiklik yapabilirsiniz. Web üzerinden bütün donanım ve yazılımlarınızı yönetebilirsiniz. Hizmet sağlayıcınızı değiştirerek esnek planlarınızı hayata geçirebilirsiniz.

Uyumluluk: Bir uygulama geliştirmek istiyorsunuz ve bu uygulamanın çalışacağı uygun donanım ve platforma sahip değilsiniz. Bu durumda bil,e farklı hizmet sağlayıcıların sunduğu oldukça geniş bir yelpazeden, ihtiyaçlarınıza en uygun olan seçeneği kullanabilir ve geliştireceğiniz uygulamalar ile uyumlu platforma sahip olabilirsiniz.

Bulut Bilişim, katmanlarla çalışan bir yapıya sahip olduğu için herkatmanda çalışan mimariler ve teknolojiler birbirinden farklıdır. Gün geçtikçe de bu katmanların aralarına alt katmanlar yerleşmekte ve Bulut Bilişim teknolojisi daha karmaşık ama daha sağlam bir karakteristiğe kavuşmaktadır. Bulut Bilişim’in temelinde 3 katman yer almaktadır. Bunlar:

  • IaaS (Infrastructure As A Service) (Bulut Altyapı Hizmeti)
  • PaaS (Platform As A Service) (Bulut Platform Hizmeti)
  • SaaS (Software As A Service) (Bulut Yazılım Hizmeti)

Resim 4. Sunulan Bulut Bilişim Teknoloji Hizmetleri

 

O halde “Bulut Bilişim Hizmet Sağlayıcıları hangi hizmetleri sunmaktadır?” sorusunu hizmetleri tanıyarak yanıtlayalım.

SaaS (Bulut Yazılım Hizmeti)

Kurum dışarısında barındırılan ve ihtiyaç duyulduğunda internet üzerinden erişilen bütün yazılım tabanlı hizmetleri temsil eden Bulut Bilişim hizmetidir. Internet üzerinden sunulan bu hizmetin kapsamı oldukça geniştir. Kişilerin kişisel e-posta adreslerinin barındırıldığı sunucular da (hotmail, gmail vb.) aslında bu hizmet ile sunulmaktadır. Kurumların çalışanlarına sunduğu e-posta sistemlerini de bu kategoriye sokmak mümkün elbette. Bunun yanında çalışanların internet üzerinden özel dosya ve klasörlere ulaşabilmesi, kurumsal bilgisayar uygulamalarına yine internet üzerinden erişebilmeleri de bu sayede sağlanabilmektedir. Özel veritabanı uygulamaları, arşiv ve yedekleme çözümleri, çevrimiçi mesajlaşma ve toplantı uygulamaları da bu kategoride kullanılabilecek diğer hizmetlerdir. Bu hizmet sayesinde kullanılan uygulamalara Internet’e bağlı herhangi bir bilgisayar ile ulaşılabilir ve gerek kişisel gerekse kurumsal amaçlı kullanılabilir. Böylece uygulamanın bakımı, güncelleştirilmesi ve erişilebilirliği (high-availability) kesintisiz olarak sağlanmış olur. Kurum veri merkezi yerine bu hizmeti sunan kuruluşların veri merkezinde bulunan uygulamalar ile daha hızlı ve güvenli bir yapı kurulabilmektedir. Bu hizmeti daha iyi anlayabilmek için bir şirketin e-posta yapısını örneklendirebiliriz. Şirket; çalışanlarına e-posta hizmetini http://mail.bakionur.com adresinden vermek isteyebilir. Bu durumda http://mail.bilgeadam.com adresi üzerinde bulunan e-posta uygulaması aslında Saas hizmeti veren kurumun veri merkezinde barındırılmaktadır. Bu durumda çalışanlar bunun farkında olmadan internet üzerinden kesintisiz ve hızlı bir şekilde e-postalarına ulaşabilmektedir. Şirketler bu hizmet için Bulut Uygulama Hizmet Sağlayıcısı’na belirli ücretler ödemek koşuluyla bu hizmeti çalışanlarına sunabilirler. Bu sayede uygulamanın barındıralacağı sunucu bilgisayarın maliyetine katlanmamış ve kesintisiz bir hizmet sunmuş olurlar.

Resim 5. Kullanıcılar SaaS Hizmetlerine Web tarayıları aracılığıyla her yerden erişebilirler.

SaaS hizmetine bir başka hizmet de çalışanların bilgisayarlarına yüklenmeyi gerektiren tarzda uygulamalardır. Bir şirketin İnsan Kaynakları departmanının, çalışanların bilgilerini yönettiği bir uygulama örneğinden gidersek; bu uygulamalar da yine Saas Hizmet Sağlayıcı’nın sunduğu Web sitesi üzerinden Web tabanlı olarak çalışanlara sunulmaktadır. Bu sayede İnsan Kaynakları Departmanı çalışanlarının kendi bilgisayarlarına program yüklemelerine gerek kalmamakta ve yer/zaman bağımsız olarak bu uygulamaya kendi hesap bilgileri ile erişebilmektedirler. Bu da doğal olarak iş verimliliğini arttırmaktadır.

Saas Hizmetinin sağladığı faydaları ise şu şekilde listeleyebiliriz:

  • Eğer hizmet kurum tarafından kullanılacaksa yerel bir sunucu için donanım ayırmak zorunda kalınmayacağı için önemli bir maliyet avantajı sağlayacaktır.
  • Yine kurumların bu sunucuların ve üzerlerine yükleyecekleri uygulamaların bakımları ile uğraşmalarına gerek kalmayacaktır.
  • Internet üzerinden sunulan hizmet için kullanıcı sayısına ya da kullanım süresine göre (aylık, yıllık vb.) ücret ödeyecekleri için çok daha maliyetli ve verimli bir kullanımı sunacaktır.
  • Her yerden erişim sağlayacağı için iş verimliliğini arttırmaktadır.
  • Felaket durumlarında (deprem, sel, yangın vs.) veri kaybını önleyeceği için güvenilir bir yapı sunmaktadır.

SaaS hizmeti sunan kurum ve kuruluşlardan bazıları ise şöyle:

   

Tablo 1. Bazı SaaS (Software As A Service) (Bulut Yazılım) Hizmet Sağlayıcıları

 

PaaS (Bulut Platform Hizmeti)

Diğer bir Bulut hizmeti olan PaaS (Platform As A Service) ise kişi ve kurumlara bazı uygulamaları geliştirebilmeleri için gerekli olan platformu sağlar. Bir başka deyişle; bir yazılım geliştiricinin belirli bir yazılımı geliştirebilmesi için uygun donanıma, yazılıma ve çeşitli bileşenlere ihtiyacı vardır. Bütün bunların hizmet sağlayıcısı tarafından sağlanması ile her yerden ulaşılabilen hazır bir platforma ulaşılabilmektedir. Bu da hem zamandan hem de maliyetten tasarruf anlamına gelmektedir.

Bir program geliştirici tasarladığı programı geliştirmek için önce spesifik bir işletim sistemine (Windows, Linux vb.) sahip olmalıdır. Elbette kullanmış olduğu bilgisayarın donanımı da kullanacağı işletim sistemi ile çalışabilecek konfigürasyonda yapılandırılmalıdır. Donanım ve işletim sistemine sahip olduktan sonra bu işletim sistemi üzerinde çalışacak geliştirme araçlarına (Visual Studio, Java, C, Delphi vb.) ihtiyaç duyacaktır. Bunun yanında bu geliştirme araçlarının ihtiyaç duyacağı veritabanı da (SQL, MySQL vs.) sağlanmalıdır. Bütün bunların kişi tarafından sağlanması büyük bir emek ve maliyet getirecektir. Bu bağlamda PaaS oldukça verimli bir platform olarak düşünülmektedir. PaaS yapısında kişi istediği işletim sistemi üzerinde istediği araçları seçerek doğrudan asıl amacı olan uygulama geliştirmeyle uğraşabilecektir.

Uygulama geliştiriciler tarafından Web üzerinden geliştirilen uygulamalara şirket çalışanları da yine Web üzerinden ulaşabileceklerdir. Böylece zaman ve mekan bağımsız olarak geliştirilen uygulamalar yine aynı mantıkla erişime açılmış olacaklardır.

PaaS hizmetinin özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Donanım, işletim sistemi, veritabanı uygulaması ve uyumluluk için ekstra bir maliyet gerektirmez.
  • Bir uygulamanın ihtiyaç duyacağı platformu tam anlamıyla bir hizmet olarak web tabanında sunar.
  • İşletim sistemi ve uygulamalar için ayrı ayrı lisans ihtiyacını ortadan kaldırır. Yalnızca hizmet sağlayıcıya hizmet bedeli ödenir.
  • Test ortamlarının kullanılması için idealdir.
  • Özellikle uygulama geliştiriciler için uygun bir platform sağlar.

PaaS bir platform olduğu için içerisinde hem işletim sistemlerini hem de bu işletim sistemleri üzerindeki uygulamaları barındırır. Bu yapısıyla değerlendirildiğinde Bulut Bilişim (Cloud Computing) sistemi içerisinde SaaS (Software as a Service) yapısını da içine almaktadır. Bir başka deyişle; Bulut Yazılım Hizmeti, Bulut Platform Hizmeti’nin üzerinde çalışmaktadır.

PaaS hizmeti sunan kurum ve kuruluşlardan bazıları ise şöyle:

   

Tablo 2. Bazı IaaS (Infrastructure As A Service) (Bulut Altyapı) Hizmet Sağlayıcıları

 

IaaS (Bulut Altyapı Hizmeti)

Bir kurumun ihtiyaç duyacağı bütün donanım, ağ ekipmanları ve depolama birimlerini ifade eden hizmet olarak bilinmektedir. Özellikle günümüzde bir veri merkezini yapılandırmak epey maliyetli olabilmektedir. Bir veri merkezi yapılanmasında dikkat edilmesi gereken çok farklı değişken bulunur. Öncelikle veri merkezinin kurulacağı yerleşkenin belirlenmesi oldukça önemlidir. Veri merkezinin kurulacağı ülkenin ve şehrin fiziksel ve stratejik konumu bu konuda belirleyici olabilmektedir. Örnek olarak deprem ya da sel bölgesinde bulunan bir veri merkezi her an bir felakatle karşı karşıya olarak kabul edilebilir. Yerleşim birimine karar verildikten sonra veri merkezi içerisinde kullanılacak elektrik hizmetinin kalitesi ve ihtiyaçları karşılayabilme seviyesi önem kazanır. Bu aşamadan sonra karar verilmesi gereken elbette veri merkezi içerisinde kullanılacak donanımların maliyeti ve yönetimidir. Sunucular, bu sunucuların bağlantı kuracağı depolama birimleri ve birbirleriyle ya da başka veri merkezleri ile haberleşmek için kullanılacak ağ ekipmanları birer maliyet unsurudur. Bütün bunların yanı sıra veri merkezinin sürekli ayakta kalabilir durumda olmasının garanti altına alınıyor olması gerekmektedir. Bu sebeple bir çok şirket birincil veri merkezlerinin yanı sıra başka bir ülke ya da şehirde ikincil veri merkezleri kurmakta ve kritik sunucularını bu iki merkez arasında senkronize etmektedir. Bu sayede veri merkezlerinden birinde bir felaket meydana geldiğinde ikincil veri merkezinin talepleri karşılaması sağlanmaktadır.

Bütün bu unsurların doğurduğu bir gereksinim olarak düşünüldüğünde IaaS, kurumların bu sorumluluklarını IaaS Hizmet Sağlayacı’larına bırakma ihtiyacı hissetmesine sebep olmaktadır. IaaS Hizmet Sağlayıcıları da sundukları fiziksel ve sanal mimariler (Physical and Virtual Environment) ile hzimetlerini sunmaktadırlar. Bu sayede kurumlar, kurum içerisindeki bilgisayarların ve uygulamaların yönetimini uzaktan (Web üzerinden) sağlamaktadırlar. Son zamanlarda oldukça bahsedilen Sanallaştırma (Virtualization) teknolojileri de bu yapı içerisinde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Veri merkezi sağlayıcıları (IaaS Providers) kendi bünyelerindeki fiziksel sunucuların üzerlerinde sanal mimari koşturmaktadırlar. Bu sayede örneğin bir fiziksel sunucuyu 3 tane sunucu gibi kullanabilmekte ve bu 3 sunucuyu ayrı ayrı 3 kuruma tahsis edebilmektedir. Elbette bu 3 sanal sunucu birbirinden tamamen izole edildiği için herhangi bir güvenlik sıkıntısı oluşturmamaktadır. Böylelikle yüzlerce fiziksel sunucuya sahip olan Iaas Hizmet Sağlayıcıları aslında binlerce sunucuyu kurum ve kuruluşlar için kiralamaktadır.

Resim 6. Örnek Sanallaştırma Mimarisi

Sanallaştırma mimarisine kısaca değinecek olursak; bir sunucu donanımı üzerindeki katmanların çeşitli sanallaştırma teknolojileriyle birbirinden bağımsız alt katmanlara ayrılması ifade edilmektedir. Bu sayede bir tek donanım ile aslında birden fazla sunucu teorik olarak kullanılabilmektedir.

IaaS yapısında sunucuların yanı sıra depolama birimleri (storage) ve ağ ekipmanları da yer alır. Böylece komple bir veri merkezini oluşturan öğeler önceden tahsis edilmiş olur. Kurumlara düşen ise yalnızca bu sanal veri merkezlerini kiralamak ve uzaktan (Web) bu yapıyı yönetmektir.

 

Resim 7. IaaS (Infrastructure As A Service) Yapısı

 

IaaS hizmeti sunan kurum ve kuruluşlardan bazıları ise şöyle:

   

Tablo 3. Bazı IaaS (Infrastructure As A Service) (Bulut Altyapı) Hizmet Sağlayıcıları

 

Diğer Bulut Bilişim Hizmetleri

Bulut Bilişimi farklı katmanlar ile tanıdığımıza göre artık büyük resmi bir kere daha hatırlamakta fayda var sanırım. Sunulan servislerin kişi ya da kurumlara zaman ve mekan bağımsız olarak ulaştırılmasını amaç edinen bu yapıda, her hizmetin bir katmanı olduğunu gördük. En altta donanımsal öğelerin bulunduğu IaaS (Infrastructure As A Service), orta katmanda; İşletim sistemi, veritabanı ve yazılımsal araçların bulunduğu PaaS (Platform As A Service) ve son olarak en üst katmanda, kişi ya da kurumların uygulamalarını temsil eden SaaS (Software As A Service). Tüm bu katmanlar ile farklı hizmetler farklı şekillerde hedef kitlelere ulaştırılabilmektedir.

Bulut Bilişim’in (Cloud Computing) son 1-2 yıl içerisinde oldukça önem kazanmasının ardından farklı Bulut Bilişim alt katmanları ve mimarileri de yerini almaya başladı. Yukarıda detaylarıyla açıklanan katmanların yanı sıra farklı amaçlara hizmet etmek amacıyla sunulan diğer bir katmanı da (DaaS) kısaca tanıyalım.

DaaS (Desktop As A Service) (Bulut Masaüstü Hizmeti)

Günlük hayatımızda sürekli bir koşturmaca içerisindeyiz. Evde, işte ya da seyahatte sürekli elektronik bilgiye ihtiyaç duyuyoruz. Bu da bilgilerin farklı yerlerde etkileşimden uzak kamasına sebep olabiliyor çoğu zaman. Örnek olarak; işyerimizde çalıştığımız bir hesap tablosunu daha sonra evde çalışmak üzere taşınabilir diskimize kopyalayıp evimize götürüyoruz. Evde de bu hesap tablosu üzerinde çeşitli değişiklikler yapıp yine taşınabilir diskimize kopyalayıp ertesi gün iş yerimize götürüyoruz. Bu süreç, yapılacak işin yoğunluğuna göre çok daha karmaşık ve sıkıcı olabiliyor. Kimi zaman Internet üzerinden VPN (Virtual Private Network) bağlantıları kurarak evimizden işyerimize bağlanıyoruz. Fakat bağlantı ya da yetki sorunları sebebiyle her bulunduğumuz yerde bu bağlantıları gerçekleştiremeyebiliyoruz. Bulut Bilişim Teknolojileri’nde asıl amaç işi kolaylaştırmak, yönetilebilirliği kuvvetlendirmek ve zamandan tasarruf sağlamaktır. Bu doğrultuda son zamanlarda kullanılan yeni bir teknolojiden de bahsetmek istiyorum. DaaS (Desktop As A Service) (Bulut Masaüstü Hizmeti).

Bu mimaride asıl amaç kişilerin kendi bilgisayarlarında kullandıkları yapıyı Internet ortamına taşımaktır. Çoğumuz bilgisayarımızda masaüstü simgeleriyle ulaştığımız programlarımızı, çeşitli klasörler içersinde bulunan dosyalarımızı ve kendimize özel ayarlarımızı kullanıyoruz. Bu yapının olduğu gibi Internet ortamında olduğunu düşünmek oldukça keyif verici aslında. Biraz daha açacak olursak; Internet üzerinden bir web sitesine girsek ve bu site içerisinde kendi masaüstümüzü görebilsek. Hatta hem iş hem de evde kullandığımız bilgisayardaki masaüstlerini aynı anda görebilsek hiç de fena olmaz. İşte DaaS bu temelde çalışan bir katmandır. Internetin bulunduğu her ortamda yalnızca Web sitesi aracılığıyla kendi masaüstü görünümünüze, ayarlarınıza ve dosyalarınıza ulaşabilirsiniz. Şimdi bunu canlı bir örnekle somutlaştıralım.

DaaS hizmetini veren bir hizmet sağlayıcısından örnek verelim. Bu hizmetin adı Mesh. Bu yapıda ev, iş ve diğer bilgisayarlarınızı mesh sistemine kaydediyorsunuz ve internet üzerinden ortak bir masaüstü sayesinde bütün bu bilgisayarlarınıza aynı anda dosya kopyalayabiliyor ve değişiklikleri aynı anda her tarafa gönderebiliyorsunuz. Örneğin hem işyerinizde hem de evinizde “BakiOnur_dosyalar” adlı bir klasörünüz var. Siz Mesh yapısına Internet üzerinden bağlandığınızda, orada da bir “BakiOnur_dosyalar” klasörü görüyorsunuz ve aslında bu klasör ve içindeki dosyalarda yapılan bütün değişiklikler, hem iş hem de evinizdeki bilgisayarınızın içindeki “BakiOnur_dosyalar” klasöründe gerçekleşiyor.

Resim 8. Microsoft Mesh Hizmeti ile birden fazla bilgisayarda bulunan klasörlerinizi aynı anda eşitleyebilirsiniz.

 

Resim 9. Ev bilgisayarında yapılan değişiklik iş bilgisayarında da anında uygulanıyor

Bulut Bilişim hizmetleri çoğunlukla büyük kurum ve kuruluşlar tarafından tercih ediliyor. Fakat yukarıda belirttiğim bu eğlenceli mimari, önümüzde tüm kullanım alanlarını etkileyecek bir “Bulut” fırtınasının bizi beklediğinin en canlı habercisi.

Bulut Bilişim (Cloud Computing) Hizmet Sınıfları

Bulut Bilişim Hizmetleri’nin sunumu ya da kullanımı birbirinden farklı senaryolarla gerçekleştirilmektedir. Sunulan hizmetin hedef kitlesinin ve amacının da bu noktada rolü büyüktür. Yukarıda çeşitli örneklerle ifade edilen bu hizmetleri alan kurumların ya da kişilerin, bu hizmetleri kullanış amacı, hizmetlerin sunuluş şeklini de farklılaştırmaktadır. “Bulut” kelimesi arkasında yatan anlamı hatırlayacak olursak; bir yerlerde sunulan hizmeti ifade etmektedir. Önceleri bu “bir yer” ifadesi özellikle büyük çaplı kurumlar için bir tereddüt oluşturmuştur. Bir Hizmet Sağlayıc’nın bünyesinde barındırlan çok sayıda irili ufaklı kurumun verileri ve bu verilerin güvenliğinin servis sağlayıcı tarafından korunma zorunluluğu beraberinde hizmetlerin farklı sanal duvarlar içerisinde sunulmasını sağlamıştır. Bulut Bilişim Teknolojileri’nde kullanılan “Bulut” kategorilerine bakalım şimdi de…

Public Cloud

Genel anlamıyla Bulut Bilişim yapısını oluşturmaktadır. Bütün hizmetlerin Internet üzerinden birden çok kurum, kuruluş ve bireyler arasında paylaştırılmasını ele alır.

Private Cloud

Bu yapıda kurum ve kuruluşlar, güvenlik sebebiyle, kendi hizmetlerini Internet ortamında herkesin erişimine açık olmayan özel ağlar içerisinde alırlar. Bu yönüyle daha maliyetli bir çözüm oluşturmaktadır.

Community Cloud

Bir ya da birden fazla kurumun ortak bir alanda hzimetleri paylaşmasıdır. Kendi topluluklarını oluşturan bu kurum ve kuruluşlar Internet ortamından farklı olarak kendi veri merkezlerini ortak olarak paylaşıma açarak var olan servislerini birlikte kullanırlar. Bir kurum, topluluk içindeki diğer kurumlara özel bi hizmet sağlarken, bir başka kurum yine topluluk içindeki diğer kurumlara farklı bir hizmet sunmaktadır. Böylece kaynaklarını daha az maliyetli bir çözüm ile paylaştırmaktadır.

Sonsöz

Gelişen teknolojiler, sürekli farklı mimarilerin hayatımıza girmesine vesile olmaktadır. Bulut Bilişim (Cloud Computing) teknolojisi de geleneksel teknolojilerin yerini çok kısa sürede alabilecek hızda ilerlemektedir. Bir çok hizmet dinamik bir yapıya kavuşmakta, kesintisiz ve esnek çözümlere doğru kaymaktadır. Bulut Yazılım, Bulut Altyapı, Bulut Platform ve Bulut Masaüstü derken çok yakın bir süreçte (EaaS) Everything As A Service yapısına geçiş yapmayacağımızı kim bilebilir ki!

 

Teşekkür ederim,

Baki Onur OKUTUCU